Notice: session_start(): A session had already been started - ignoring in /home/sametozden/public_html/almanfutbolu.com/include/site-config.php on line 2

Notice: Constant root already defined in /home/sametozden/public_html/almanfutbolu.com/include/site-config.php on line 3
Alman Futbolu | Eintracht'ın Göz Bebeği: Martin Hinteregger

Eintracht'ın Göz Bebeği: Martin Hinteregger

2019 yazı: Augsburg şehir postanesi kendilerine her gün Frankfurt’tan yollanan kartpostallarla ne yapacağını bilemediği için çareyi şehirle aynı ismi taşıyan futbol kulübünün iletişim departmanına başvurarak buluyordu. Kartpostalların ortak özelliği, üzerlerinde Frankfurt şehrinin silueti olması ve hemen arkasında Twitter’da uzun bir süre TT olan hashtag’in yazılı olmasıydı: #FreeHinti. Birkaç fanatik Eintracht taraftarının sosyal medyada başlattığı kampanya kısa bir sürede çığ gibi büyümüş, kampanyanın yeri sosyal medyadan sokaklara taşınmıştı. Şehir halkının verdiği mesaj çok açık ve netti: Martin Hinteregger’i geri verin! Frankfurt’ta yaşayan ve Eintracht’ı destekleyen ne kadar taraftar varsa, kendilerine en yakın Kiosk’a gidip bir Frankfurt kartpostalı satın alıyor ve arkasına sadece etiketi yazıp doğruca FC Augsburg kulübüne gönderiyordu. Bu zararsız ve saf kampanyanın hashtag’i, Eintracht’ın yaz boyunca gittiği kamp yerlerinde birer uzantı olarak farklı şekillerde tezahür etmeye devam etti: İsviçre’de yapılan hazırlık maçlarında asfalt yolların üzerinden tribün yazılarına, evlilik tekliflerindeki panolardan tasarım dünyasına kadar #FreeHinti etiketi kendini yaz boyunca göstertti, hatırlattı.


Koca bir şehir ve kulüp taraftarları sadece bir sene bile değil, 2019 Şubat’ında takıma katılan ve dört aylık bir Eintracht geçmişine sahip oyuncusunu geri kazanabilmek için her türlü yolu deniyordu. Sadece dört ay oynamış bir oyuncu bu zaman zarfında ne yaptı da bu kadar kısa bir sürede taraftarın vazgeçemediği oyuncu oldu? Yetenek? Takım ve taraftarla olan uyumu? Belki ikisi de etkendi ama örneği başka yerde zor bulunan bu sevgi patlamasını daha iyi anlamak için ufak bir zaman yolculuğuna çıkalım ve Hinti’nin Eintracht’a, Eintracht’ın da Hinti’ye ne kattığını birlikte anlamaya çalışalım.



Martin Hinteregger Avusturya’nın çok küçük bir kasabasından geliyor. Çoğu futbolcunun aksine, yeteneği geç fark ediliyor. On beş yaşında Red Bull Salzburg U-16 takımını çalıştıran Mike Gevorgyan tarafından keşfediliyor. İlk zamanlarında solak olmasından dolayı defans kanadında tercih ediliyor. 2015 yılına kadar RB Salzburg U takımlarında oynuyor ve kariyerindeki ilk profesyonel sıçrayışını 2016 yılında, 9 Milyon Euro’ya Borussia Mönchengladbach’a transferiyle gerçekleştiriyor. O sene Gladbach’tan ayrılan Lucien Favre’ın yerine geçen Andre Schubert yönetiminde forma şansı bulamıyor ve yeniden yolu Salzburg’a düşüyor. Bir sene daha Salzburg’da oynadıktan sonra kapısını bu sefer Augsburg çalıyor ve en nihayetinde Bundesliga kariyeri tamamen başlamış oluyor.

2016-17 sezonunda FC Augsburg kadrosunun vazgeçilmezi haline geliyor ve Bundesliga’nın sert, bire bir mücadelesine kısa sürede alışıyor. Augsburg da o senelerde Bundesliga’nın yeni ekiplerinden ve Bundesliga’da aslında çok da bir deneyimi olmayan takımın özgüvenini aşılamak adına genel menajer Stefan Reuter takımın başına Manuel Baum’u getiriyor. Baum, Bundesliga’daki hocalara göre daha genç ve dolayısıyla daha yenilikçi ve deneysel yöntemlerle tanınıyor. “Bundesliga’da fark yaratmak istiyorsanız geleneksel oynamamanız lazım,” iddiasına güvenen hoca sezona iyi başlıyor. Ancak işler çok kısa bir sürede hüsrana dönüşüyor. 2017-18 sezonunda Ekim ile Mart ayları arasında tek bir galibiyet bile alamayan Augsburg’da asıl kriz takımın bel kemiği olmuş Martin Hinteregger ile başlıyor. Borussia M’Gladbach’a karşı alınan 2-0’lık yenilgiden sonra medyaya açıklama yapan Hinti şöyle konuşacaktı: “Manuel Baum hakkında negatif bir şey söyleyemeyeceğim, ama pozitif bir şey söylemek de çok zor” Bunun üzerine Augsburg yönetimi, Hinti’ye sözlü veya maddi ceza vermek yerine, oyuncu kendi oyuncusu değilmiş gibi, medyaya counter-açıklama yapıyor: “Bu sözlerinin bedelini ödeyecek. Bu açıklamalar kabul edilir değil. Gereken yapılacak.”

Gereken yapıldı ve Augsburg ile Hinti’nin yıldızı bir daha hiç bir zaman barışmadı. Özellikle Hinti-Baum gerginliği had safhaya ulaşmıştı: İdmana gelmeyen Hinti, takımdaki mutsuzluğunu açıkça ifade ediyor, performansı ilk geldiği zamandan çok uzak bir tablo görüntüsü veriyordu.

Eintracht’ın sportif menajerliğini yapan efsane Stuttgart forveti Fredi Bobic burada devreye giriyor ve Hinteregger’i ara transferde satın alma opsiyonuyla 1 seneliğine Frankfurt’a getiriyor. Hinteregger, 11 Arkadaş dergisine verdiği röportajda Eintracht’a gelişini şöyle açıklıyordu: “Frankfurt’a çok soğuk bir Şubat ayında, transferimin gidişatıyla birlikte sabaha doğru dörtte inmiştim. Beni kulübün şoförü ve menajerim dışında karşılayan kimse olmamıştı. Bunu şikayet olarak söylemiyorum. Ama tuhaf bir hisle kendimi Frankfurt’ta bulacağımı, kendimi bu kulüp ve şehre kanıtlamam gerektiğini düşünmüştüm.”



Hinteregger’in bir opsiyon olarak ara transferde geldiğini varsayarsak bugün gelinen noktada Bobic ve ekibi büyük işler başardı. Eintracht takımının tıpkı 80’ ve 90’larda gösterdiği “sert ceviz” tavrı, mağlup olsalar bile rakibi son damlasına kadar zorlamak, puan durumunda rakipleri daima tehdit edecek bir noktada olmak, bir anlayışı, felsefeyi geri getirmek sanıldığından daha hızlı gerçekleşti. Fredi Bobic ve Adi Hütter, Bundesliga ve futbol dünyasına sadece bir kaç senede inanılmaz futbolcular tanıttı ve ayrıca yeniden kazandırdı, tıpkı Hinteregger’i kazandırdığı gibi. Chelsea’ye karşı oynanan yarı finalde penaltılarda muazzam kötü bir vuruş sergileyerek Eintracht’ın elenmesinde güzel bir payı olan Hinti’nin CV’sinde hiçbir zaman bu hadise hatırlanmayacak, onun ötesinde takım rüya gibi bir sezon geçirdi ve Hinti bu hikayenin içinde her zaman en merkezdeydi.



Eintracht Frankfurt’un en meşhur podcast’i Fussball2000, Hinteregger için Hinti Army adında bir parça bile besteledi ve bugün beste hem statta çalınıyor, hem de logonun tişörtü mağazalarında en çok satan ürünler arasında yerini alıyor. Adi Hütter ve Hinteregger, Sabitzer’den sonra bugün Avusturya’nın en başarılı spor adamı olarak yerini almış durumda. Waldstadion her maçına full çekiyor. Biletler iki haftadan önce tükeniyor. Avrupa kupasında muazzam bir özgüven. Yükselişin tam ortasında genç rock-star Hinteregger, Almanya ve dünya futboluna defans olmanın ne kadar “cool” bir şey olduğunu yeniden hatırlatıyor. Eintracht ve genç oyuncusu, hiç olmadığı kadar ilginç ve zevkli bir dönemden geçiyor. Bir Eintracht taraftarı olmak için çok güzel zamanlar.

Yorumlar